Üniversite sınavında değişiklik!

Eğitim Bir-Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi, üniversiteye girişte açıklanan sistem ile eskiye dönüş olduğunu ifade etti.

Üniversite sınavında değişiklik!
Üniversite sınavında değişiklik! Abdullah

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç üniversite giriş sisteminin değiştirileceğini açıkladı. Saraç, sınavın bir hafta sonu başlayıp bitirileceğini belirtti. Saraç ayrıca, Türkçe ve Matematik derslerinin de sınav merkezinde olacağını söyledi. Bu gelişmeler ile ilgili SuperHaber’den Arzu Erdoğral’a konuşan Eğitim Bir-Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi, “yenilikten daha çok yeni uygulamada ki bir takım hususların eski uygulamaya dönüşü ve bir miktarda ilave yenilikler getirdiğini gözlemliyoruz” dedi.


ESKİ SİSTEME YAKIN BİR DÖNÜŞ SÖZ KONUSU

-Bir eğitimci olarak üniversiteye giriş sistemindeki yapılması planlanan değişiklikle ilgili neler söylersiniz?

Bu sınav sitemleriyle ilgili tartışmalar çoktan beri devam ediyor. Bu yılda sınav tartışmalarıyla alakalı olarak görüşmeler söz konusu. Hem temel eğitimden orta öğretime geçişte hem de ortaöğretimden yükseköğretime geçişte sınav tartışmaları vardı. Bu konuda çalışmalar da vardı. Şu anda YÖK Başkanı’nın özet olarak söylediklerinden anladığımız eski sisteme yakın bir dönüş söz konusu ikili sistem, teke, puan türleri ise 18'den 4’e indiriliyor. Burada belki ek olarak söyleyebileceğimiz Türkçe ve Matematiğin bütün sınav türlerine daha etkili olarak katılımı… Daha önce eşit ağırlık ve sözelde Türkçe'nin ağırlığı vardı. Matematik her alanda, seviyede vardı. Şimdi burada daha bir ağırlıklı olacak o görülüyor. Yine bunun dışında yeni sınav türünde Fen, Sosyal eşit ağırlık ve yabancı dil bu eskiden de uygulanan bir uygulamaydı. Ders müfredatları dikkate alınacak deniliyor zaten önemli miktarda bu müfredat bütün sınavlarda daha önceki yapılan uygulamalarda da dikkate alınıyordu.

Burada gözlemleyebildiğimiz belki bir miktar yenilik diye ifade edilen şeyin eskiden yeniye dönüş olduğunu söyleyebiliriz. Biz burada yenilikten daha çok yeni uygulamada ki bir takım hususların eski uygulamaya dönüşü ve bir miktarda ilave yenilikler getirdiğini gözlemliyoruz.

SINAV SİSTEMLERİNİN BİRİ KÖTÜ DİĞERİ MÜKEMMEL DENİLEMEZ

-Peki, sizce şu anda uygulanandan eskiye dönüş dediğiniz sistem daha mı iyi, başarı oranlarını yükseltip var olan sorunları giderebilir mi?

Bu sınav sistemlerinin hiç birisi için eskisi çok kötüydü yenisi de mükemmel oldu demek mümkün değil. Her birisi ile ilgili değerlendirmeler yapmak mümkün. Baraj eskisinde de vardı şimdi de var. Uygulamalarda daha önce yapılmış uygulamalar. Belki burada tek yeni diyebileceğimiz şey hani çok tartışılan açık uçlu sorular vesaire olsaydı belki bir yenilik diyebilirdik. Burada öyle bir durum henüz uygulamada gözükmüyor. Pratikte soru şekilleri daha detaylı ortaya çıkınca belli olacaktır. Türkçe, matematiğin bütün branşlarda bütün alanlara ağırlıklı olarak verilmesi söz konusu. Belki ana yenilik diyebileceğimiz şey bu. Bunun haricinde daha öncede denenmiş uygulamalar diyebilirim.

ÖĞRENCİLERİ ÇOK ETKİLEYECEK BİR DURUM DEĞİL

-Öğrencilerin kimi matematikte başarılı olamıyor. Bundan dolayı sözel tercih ediliyordu. Bu başarı oranını düşürür mü?

Bizim kanaatimiz düşürmez. Öğrencileri çok etkileyecek bir durum değil. Çünkü nihayetinde yarış denkler arasında. Birbiriyle aynı başarıyı gösterenler olacağı için herkes aynı uygulamaya tabi. Burada çokça eleştirilen okuma anlama ile matematik yeterliliğinin eksikliği üzerinde duruluyor sanıyorum. Bu sınav sistemine de yansımış. O tür problemlerin giderilmesine dönük bir adım olarak görüyoruz. Bu öğrencilerimizi olumsuz etkilemez. Türkçe de, matematik de bütün derslere yansıması zaten daha önceki uygulamalarda da sözel hariç matematikte, Türkçe de bütün branşlarda ağırlıktaydı. Matematik, biraz fen bilimlerinde branşlarda ağırlıklıydı. Türkçe sosyal de de ağırlıklıydı. Biraz fen bilimlerinde ve eşit ağırlıkta ve 18 puan türü olduğu zaman diğerlerinde daha ağırlıklıydı. Şu anda da zaten ağırlıklı olması açısından yabancı dil soru türlerine etkisi itibariyle belki yeni bir ilave demek. Bunun da çok olumsuz negatif bir durum üretmesi söz konusu olmaz diye ümit ediyorum. Ama zaten bu uygulamalar sonuçları ortaya çıktığında daha net şeyler söylenebilir. Teorik olarak söylediğimiz nihayetinde bir öngörü niteliği taşır.

AÇIK UÇLU SORULAR İYİ ANLATILMADI

-Az önce de sözü geçen açık uçlu sorular öğrencilerin korkulu rüyası oldu ve burada başarının düşeceği endişesi çok fazla… Bunun gündeme getirilmesi ya da bu kadar korkulması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Açık uçlu sorular iyi anlatılmadı. İyi anlatılmadığı içinde öğrencilerde kişiye özel göreceli değerlendirmeler olacağı intibası var. Bunlar açık uçlu sorular dediğimiz büyük oranda yazılı sorular yani çoktan seçmeli yaptığınızı kısa sorulu, kısa cevaplı okullarda uyguladığımız yöntemdir. Hem soru kısa hem de cevapları kısa olur. Bunları elle yazar bu da bir soru türüdür. Ancak açık uçlu soru diyebileceğimiz bir kompozisyon falan sorulur ve bu çerçevede ifade söz konusu olursa bu olabilir. Henüz daha Türkiye'de öyle bir noktaya dair değerlendirme olmadı. Yani şunu söyleyeyim öğrencilerdeki esas kaygı; ben o stres ortamı içerisinde düşündüğümü tasarladığımı yazıya dökemem de acaba yetersiz bir duruma gelir miyim? diye… Bunu iyi izah edip öğrenciler açısından cevapların tartışmalı olmaması gerekiyor. Açık uçlu dediğimiz zaman sana göre bana göre yorumlar içeren sorular olacağı gibi düşünülüyor böyle bir durum söz konusu değil.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X