KİRLİ PLANI ORTAYA ÇIKTI

Mektubunda müjdeyi veriyor, 1 hafta sonra...

KİRLİ PLANI ORTAYA ÇIKTI
KİRLİ PLANI ORTAYA ÇIKTI Abdullah

Murat Kelkitlioğlu, Abdullah Gül’ün eski danışmanı Ahmet Sever’in Can Dündar ile olan ilişkisine değinerek 'Operasyonları itibarsızlaştırmaya çalışıyor' dedi.

Akşam gazetesi yazarı Murat Kelkitlioğlu ''Soros Sever Ahmet'' başlıklı bugünkü yazısında geçtiğimiz günlerde gözaltına alınan ve Türkiye’nin 'Soros'u olarak bilinen Osman Kavala için 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün eski danışmanı Ahmet Sever’in bir internet sitesinde yazdığı yazıya dikkat çekti.

Kelkitoğlu, Osman Kavala’nın gözaltına alınmasına karşı çıkan Ahmet Sever’in firari hain Can Dündar ile olan kirli ilişkisine değinerek Türkiye’nin huzuru, güvenliği ve istikrarı için terör örgütlerine karşı yürütülen mücadeleyi sekteye uğratma gayreti içerisinde olduğunu belirtti.

İŞTE O YAZIDAN BİR BÖLÜM;

Osman Kavala’ya vurulan kelepçe sonrası bağıranlar korosuna her gün yeni bir isim ekleniyor. Meğer Türkiye’de ne kadar da çok Soros sever varmış. “Türkiye’nin Soros’u” olarak bilinen ve geçtiğimiz gün gözaltına alınan Osman Kavala’nın, Gezi kalkışması, 17-25 Aralık ve 15 Temmuz darbe girişimleri ile ilgili kirli ilişkileri deşifre oldukça birileri rahatsız olmaya başladı.

Son isim Ahmet Sever. Eski cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün başdanışmanı Ahmet Sever. Bir internet sitesinde kaleme aldığı yazısında Kavala’nın gözaltına alınmasına itiraz ediyor. Soros’un Türkiye’de kurduğu vakıfla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ilişkilendirerek, geçmişte yaptığı gibi, operasyonları itibarsızlaştırmaya çalışıyor (…)

Aynı Ahmet Sever, çok değil 2 yıl önce bugün firari olan Can Dündaroperasyonunda da aynı göreve soyunmuştu. Can Dündar, yakın tarihin en büyük ihanet vesikası MİT TIR’ları ihanetine ortak olmuş ve casusluk suçlamasıyla tutuklanmıştı.

İşte tam bu sırada 19 Şubat 2016 tarihinde Ahmet Sever, içerideki Can Dündar’a şu mektubu göndermişti;      

“…Sana yazdığım mektup da “görülmüştür” damgasıyla eline ulaşacağından kendimi tutarak yazmıştım. Şimdi hiç tutmuyorum. Türkiye ve dünya tarihi göstermiştir ki; sana bunları yaşatan zihniyet her zaman yenilmiş ve vicdanlarda mahkûm olmuştur. Şimdi de öyle olacak, bundan hiç şüphem yok. Çıktıktan sonra da inadına inadına ve göstere göstere gazetecilik yapmaya devam edeceksin. Hem de daha gür bir sesle ve güçlenmiş olarak….’’

Bu mektuptan çok kısa bir süre sonra Ahmet ve Can’ın özlemi son buldu. Mektuptan sadece 1 hafta sonra dönemin Anayasa Mahkemesi Can Dündar’ı saldı!

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X